Genel Cerrahi

Genel Cerrahi Op. Dr. Özhan İNCE 

 

Genel Cerrahi, karın içerisinde bulunan mide, ince bağırsak, karaciğer, pankreas, safra kesesi ve yollarına ek olarak tiroit, yemek borusu, meme, yumuşak doku, deri ve fıtıklar üzerinde de tanı, tedavi ve iyileştirme çalışmalarını yürüten ana bilim dalıdır.

 MİDE HASTALAKLARI

Midenin fazla büyümesi, işlevini yitirmesi ve asit salgısının çok fazla salgılanmasından kaynaklı mide duvarının aşınması, mide içerisinde veya yüzeyinde lezyonların oluşması mide hastalıklarının tamamını kapsamaktadır.

OBEZİTE METABOLİK CERRAHİSİ

Obezite ve Metabolik Tedavi alanında yapılan tüm cerrahi işlemler tecrübeli cerrah Özhan İNCE, anestezi hekimleri, deneyimli ve eğitimli bir kadro eşliğinde, dünya standartlarına uygun teknik donanımla yapılmaktadır.

Obezite Nedir?

Obezite, vücudun düzenli olarak yakabileceği veya kullanabileceğinden daha fazla kalori almanın sonucudur. Obezite, metabolik sendrom, yüksek tansiyon, ateroskleroz, kalp hastalığı, diyabet, yüksek kan kolesterolü, kanserler ve uyku bozuklukları gibi komplikasyonlara neden olabilen ciddi tıbbi bir durumdur. Tedavi, durumunuzun nedeni ve ciddiyetine ve komplikasyonların olup olmadığına bağlıdır.

 Obezitenin Belirtileri Nelerdir? 

 Yetişkinlerde Sık Belirtiler:

  • Obezite belirtileri birinin günlük yaşamını olumsuz yönde etkileyebilir. Yetişkinler için sık görülen belirtiler şunlardır:
  • Vücutta aşırı yağ birikmesi (özellikle bel çevresinde)
  • Nefes darlığı
  • Terleme (normalden fazla)
  • Horlama
  • Uyku problemi
  • Cilt problemleri (cilt kıvrımlarında biriken nemden)
  • Basit fiziksel görevlerin gerçekleştirilememesi
  • Yorgunluk (hafiften aşırıya)
  • Ağrı (genellikle sırt ve eklemlerde)
  • Psikolojik etki (olumsuz benlik saygısı, depresyon, utanç, sosyal tecrit)
  • Birincil obezite semptomlarına ek olarak, obezite, birçoğu hastalığın erken evresinde kolayca tanımlanamayan birçok ciddi sağlık hastalığına da neden olabilir.

Obezitenin Nedenleri Nelerdir?

Obezitenin en önemli nedenlerinden bir tanesi beslenme bozukluğudur. Yağlı ve yüksek kalorili besinler tüketmek, düzensiz beslenmek ve sağlıksız yiyecekler tüketmek, obezitenin başlıca nedenleridir. Dengesiz bir beslenme düzenine sahip olan ve spor yapmayan hareketsiz kişilerde sıkça rastlanır.

Obezitenin bir diğer sebebi ise genetik yatkınlıktır. Bu kişilerin bedenleri hızlı kilo alma eğilimindedir. Annesinde ve babasında obezite olan ya da fazla kilo görülen çocuklarda, obeziteye %80 ihtimalle daha fazla rastlanmaktadır.

Bazı rahatsızlıklar da hastalarda obeziteye yol açabilmektedir. Şeker hastalığı, tiroit bezinde görülen rahatsızlıklar, böbrek üstü bezi rahatsızlıkları ve hormonal bozukluklar obeziteye sebep olan başlıca hastalıklardır. Bu hastalıklardan birine veya birkaçına sahip olan kişilere, obezite riskini ortadan kaldırmak amacı ile diyetisyenler tarafından hazırlanan diyet programlarına bağlı kalmaları önerilir.

Obezite Tedavisi

Obezite tedavisinde hastaya kilo kaybettirilmesi amaçlanır. Tedavi ile vücut kitle indeksini 20 ile 25 aralığına indirmek hedeflenir. Hastalarımızın sağlıklı kiloları, vücut kitle indeksi hesaplaması ile kararlaştırılır. Hastalara kaybettiği kiloların yanında verilen kilonun korunması ve kilo alımının engellenmesi sağlanır. Öncelikle denenmesi gereken tedavi yöntemi, diyet tedavisidir. Hastamızın uzman diyetisyenimizin kendisi için özel oluşturulan diyet listesini düzenli olarak uygulanması gerekir. Kalori alımının azaltılması ve alınan besin değerinin yükseltilmesi ile hastalarımızın sağlıklı kilo vermesi sağlanır. Hastalarımıza günde en az 30 dakika olacak şekilde orta derecede egzersiz öneriyoruz. Bu sayede yağ yakımı hızlanır ve zarar görmüş, zayıflamış olan kas dokularının güçlendirilmesini amaçlıyoruz.

Obezite için en kesin ve en son denenen yöntem cerrahi tedavidir. Obezitenin önüne geçilebilecek pek çok cerrahi yöntem vardır. Başarı oranı oldukça yüksek olan bu tedavi yöntemleri, vücut kitle indeksi uygun olan her hastaya önerilir.

Obezite Cerrahisi

Hastaların kilo kaybını sağlamak için uygulanan tıbbi müdahalelere verilen isimdir. Eğer hastanın vücut kitle indeksi 35 ve üzerinde ise hastalara cerrahi tedavi öneriyoruz. Obezite tedavisinde günümüzde en kesin sonuçlara ulaşılan yöntemler, cerrahi tedavi yöntemleridir. Ancak cerrahi tedavide hastanın tutumu büyük önem taşıyor. Cerrahi müdahalenin ardından düzenli beslenmeye geçilmesi ve bu düzenin korunması gerekiyor. Obezite cerrahisinde, kapalı (laparoskopik) müdahaleler yapıyoruz. Bazı hastalarda hacim küçültmeye yönelik işlemler uygulanır. Bu işlemlerin temelinde vücuttan yağ dokusu alımı vardır. Bir diğer seçenek ise emilim sistemini bozucu müdahalelerdir. Bu tip cerrahi operasyonlarda ise vücuttaki besin emiliminin azaltılması ve bu sayede kilo alımının engellenmesi amaçlanır.

Metabolik Cerrahi

Metabolik cerrahi, diğer adıyla diyabet cerrahisi, metabolik hastalıkların tedavisi için yapılan operasyonlardır. Ayrıca obezite, yüksek kolesterol ve hipertansiyon tedavisi için de metabolik cerrahiden yararlanılır. Metabolik sendrom, tedavi edilmediğinde kişinin gündelik hayatına engel olmasının yanında, organ hasarı ve kalp-damar hastalıklarına neden olup ölüme kadar götürebilen son derece ciddi bir durumdur. Böyle bir durumda ilk başvurulması gereken, başarı oranı son derece yüksek olan metabolik cerrahi yöntemidir.

Diyabet cerrahisi, vücuttaki insülin direncini ortadan kaldırmak amacıyla yapılmaktadır. Diyabet cerrahisi sonrası vücutta var olan insülin sorunsuz olarak kullanılabilmekte ve bu sayede kan şekeri yükselmesi önlenmektedir. Diyabet cerrahisi yalnızca Tip 2 diyabeti olan hastalara uygulanmaktadır.

Obezite ve Metabolik Cerrahisi Merkezimizde Kullanılan Yöntemler

Tüp Mide Ameliyatı (Sleeve Gastrektomi)

Tüp mide ameliyatı, günümüzde obezite alanında en çok tercih edilen cerrahi tedavi yöntemlerinden biridir. Halk arasında mide küçültme ameliyatı olarak da bilinir. Bu ameliyatta midenin büyük bir kısmı çıkartılır ve hacmi küçültülür. Böylece kişinin beslenmesi sınırlandırılır, midenin açlık hormonu salgılanan kısmı da çıkarıldığı için hastanın ameliyattan sonra iştahı da azalmaktadır. Tüp mide ameliyatları laparoskopik (kapalı) yöntemle uygulanır. Ameliyat, küçük kesilerden karın boşluğuna girilerek gerçekleştirilir.

Enfeksiyon, kan pıhtılaşması, emboli, tüp mideden kaçak yaşanması gibi sorunlar tüp mide ameliyatının risklerindendir. Bu risklere daha çok yaşlı, kan pıhtılaşma sorunu olan ya da aşırı obez olan kişilerde rastlanır. Ameliyat sonrası diyetisyenin ve doktorun önerilerine uyulduğu takdirde bu sorunlar daha az yaşanmaktadır.

Mide Balonu

Obezite sonucunda, midenin aşırı büyümesi durumlarında gerçekleştirilen cerrahi bir operasyondur. Mideye balon yerleştirmek suretiyle midenin küçültülmesi veya cerrahi kesik ile midenin bir bölümünün alınmasını kapsayan işlemler ile midenin aşırı büyüklüğü ve mide hastalıkları tedavi edilebilmektedir.

Mide ülseri ve Tedavisi

Mide özsuyu aşırı asidik yapıdadır ve ülser de mide öz sıvısının kontrolsüz olarak aşırı salgılanması sonucunda mide içerisinde yaralar ve delinmelere neden olabilen bir mide hastalığıdır. Mide ülseri tedavisi öncelikle potasyum pompası ilaçları ile tedavi edilmeye ve mide asidi düzenlenmeye çalışılır. Başarısız olduğu durumlarda mide delinmesine neden olur ve cerrahi operasyon ile midenin delinen kısmı dikilerek tedavi edilir. Mide kanserinde ise kanserli dokunun etrafına yayılması engellemek amaçlı tedavi süreci başlatılır ve mide üzerinde veya içerisinde bulunan tümör cerrahi operasyonla alınması ile de tedavi süreci devam eder.

Tiroit Bezi Hastalıkları ve Tedavileri

Tiroit bezi hastalıkları, tiroit bezinin fazla veya az çalışmasından kaynaklı hormonal hastalıklara neden olmaktadır. Metabolizma üzerinde ciddi etkileri olan tiroti bezi hastalıkları devlik, cücelik, akromegali gibi hastalıklara neden olmaktadır. İyot alımının düzenlenmesi ile tedavi edilebildiği gibi tiroit bezinin fazla çalışması sonucunda oluşabilecek ekstrem durumlarda genel cerrahi operasyonları ile müdahale edilerek tiroit bezi hastalıkları tedavi edilebilmektedir.

Karaciğerin Hastalıkları ve Tedavileri

Karaciğer hastalıklarından günümüzde en çok bilinen Hepatit B,C hastalıklarıdır. Bunlar daha çok sarılık ve AIDS olarak bilinmektedir. Bu hastalıklar Karaciğerin fonksiyonunu yitirmesine karaciğerin fazla büyümesine, lezyon veya tümörlere neden olabilmektedir. Karaciğer kanseri de yine karaciğerde meydana gelen kötü huylu tümörlerden kaynaklanmaktadır. Karaciğer hastalıkları tedavisinde öncelikle karaciğer fonksiyonlarını düzenleyen ve yağlanmasını azaltan ilaçlar kullanılmaktadır. Düzenli ve sağlıklı beslenme ile karaciğerin kendisi yenilemesi sağlanabilmektedir. Fakat karaciğer kanserinde kanser tedavisi ve daha sonrasın genel cerrahi ile karaciğerin bir kısmının alınması ile de tedavi edilebilmektedir.

Bağırsak Hastalıkları ve Tedavisi

Bağırsak hastalıklarından bağırsak tıkanmaları, yenilen herhangi bir şeyin sindiriminde sorun olması ve sindirilmeden bağırsakları geçmesi sonucunda oluşabilir veya bağırsak içerisindeki feçesin dışarı atılması sırasında kabızlıktan kaynaklı da tıkanmalar meydana gelebilmektedir. Bağırsak tıkanmaları tedavisi genel cerrahi kapsamında kabul edilerek bağırsağın açılması işlemini kapsamaktadır. Bağırsak hastalıklarından bir diğeri de iyi veya kötü huylu tümörlerin alınması işlemidir. Bu durumda da yine genel cerrahi operasyonla tümörün alınması işlemi uygulanmaktadır.

Kalın bağırsağın çıkış noktasında bağırsağın dışarı sarkması hemoroid, anal fissür, fistül gibi rahatsızlıklara neden olmaktadır.

Hemoroid

Vücudun anatomik yapısı gereği anüs bölgesinde yastıkçık olarak bilinen yapılar bulunmaktadır. Herhangi bir nedenle bu bölgelerde farklılaşma meydana gelmesi ile büyüme meydana geldiği durumlarda halk arasında da bilinen basur hastalığını oluşturmaktadır. Bağırsaklarla da ilişkili olan bu rahatsızlığın tedavisi cerrahi operasyon ile alınmasıdır.

Anal Fissür

Kalın bağırsağın anüs bölgesinde sonlanan kısmında çatlak oluşması ile meydana gelen bir rahatsızlıktır. Halk arasında makat çatlağı olarak da bilinmektedir. Tedavisi sırasında anal kısımda bulunan ve istemsiz olarak çalışan düz kasların cerrahi olarak kesilmesiyle veya bu bölgeye Botox tekniğinin uygulanmasıyla da tedavi edilebilir.

Fistül

Makatta anüs çıkışı noktasında bulunan salgı bezlerinin işlevini yerine getirememesi durumunda veya iltihaplanması ile meydana gelen rahatsızlıktır. Fistül hastalığının tedavisi ise ameliyattır. Fistül yapısının düzenlenmesi ve bu bölgedeki iltihabın kurutulması işlemleri de genel cerrahi operasyon kapsamında yapılmaktadır.

Karın Duvarı Fıtığı ve Tedavisi:

Karın duvarı ve kasık fıtıkları hastalıkları karın içerisinde bulunan dokuların karın boşluğundaki anatomik yerlerinden farklı bir yere kayması durumunda oluşan rahatsızlıklardır. Karın dokusundaki kas ve bağ dokularının zayıfladığı durumlarda meydana gelmektedir. Karın duvarı fıtıkları tedavisi, genel cerrahi uzmanları tarafından ameliyat ile yerinden kayan dokunun yeniden anatomik yerine yerleştirilmesi ve bağ dokusunun güçlendirilmesini kapsayan operasyondur.

Kasık Fıtığı ve Tedavisi:

Kadın ve erkeklerde anne karnında kasık bölgesinde oluşan iki adet açıklık bulunmaktadır. Bu açıklıklar erkeklerde testis ve sperm kanallarını kapsarken, kadınlarda uterusun sabitlenmesi açısından önemlidir ve kasık fıtığı da bu açıklıktan karın organlarının dışarı doğru uzaması ile oluşmaktadır. Kasık fıtığı tedavisi, bu boşluğun açılması organların geri yerine yerleştirilmesini ve yeniden oluşmasını engellemek amaçlı bağlanmasını kapsayan cerrahi operasyonla yapılmaktadır.